Şahmeran

Merhaba! Bu yazımda size mitolojik bir varlık olan Şahmeran’ın hikayesini anlatacağım. Şahmeran ile ilgili çeşitli rivayetler var. Bunların hepsi birbirinden farklı ve değişik olması fazlasıyla dikkat çekici. Bunların hepsine tek tek değineceğime dair söz vererek hikayemize başlıyorum. 

Binlerce yıl evvel Tarsus’ta yerin yedi kat altınca yaşayan Meran adında yılanlar olduğuna, bu yılanların oldukça akıllı, şefkatli ve de barış içinde yaşadıklarına inanılır. Bu yılanlar kraliçesine ise Şahmeran denmektedir. Şahmeran’ın belinden aşağısı yılan üst kısmının ise normal insan formunda olduğu söylenir. Şahmeran çok genç ve güzel bir kadındır. Şahmeran isminin yanı sıra kendisine Yılan Ana, Yılan Ata da denmektedir. Bunun sebebi ise yeryüzünün tüm yılanlarının Şahmeran’dan türediğine inanılmasıdır. Tüm yılanlara hükmettiğine inanılan Şahmeran’a Yılan Ata denmesinin bir nedeni ise bazı yerlerde Şahmeran’ın kadın değil erkek olduğuna inanılmasıdır. Bu konuya birazdan değineceğim için şimdilik geçiyorum. 

Şahmeran’ı hiçbir insanın görmesi mümkün değilken bir gün fakir bir ailenin çocuğu olan Cemşab ve arkadaşları bal dolu bir mağara bulur ve bal toplamak için bu mağaraya gidereler. Balı çıkartması için Cemşab’ı aşağı gönderen arkadaşları onu mağaranın dibince bırakıp kaçarlar. Cemşab ufak delikten sızan bir ışık fark eder ve merakına yenik düşerek bu küçük deliği deşer. Gördüğü manzara ise eşsizdir. Ömründe görebileceği en güzel bahçe ile karşılaşmıştır. Bu bahçe de çeşit çeşit çiçekler, bir sürü yılan ve bir de havuz vardır. Cemşab bahçeye girer ve havuzun başında ki tahtta bakar. Tahta süt beyaz tenli, güzeller güzeli Şahmeran oturmaktadır. Cemşab Şahmeran’ın güvenini kısa süre içerinde kazanır ve bu eşsiz bahçe de yaşamaya başlar. Şahmeran Cemşab’a tıp biliminde bilinmeyen her şeyi anlatır. Aradan geçen uzun yılların sonunda Cemşab ailesini özlediğini öne sürerek gitmek için Şahmeran’a yalvarır. Bunu üzerine Şahmeran yerini kimseye söylemeyeceğine dair Cemşab’a söz verdirterek onu salar. 

Ailesine kavuşan Cemşab mutludur ve geçen uzun yıllar boyunca da Şahmeran’a verdiği sözü tutarak onun yerini kimseye söylemez. Ta ki ülkenin Padişah’ı hastalanana kadar. Padişah’ın veziri bu hastalığın tek ilacının Şahmeran’ın etini yemek olduğunu söyleyerek bu şifalı yılanın yaşadığı yerden bulunup çıkartılması için her yere haber gönderir. Bir yandan da herkesi tek tek hamama toplayıp vücutlarını kontrol eder. Vezir gelen herkesin üstünü çıkartarak vücutlarını kontrol eder ve sıra en sonunda bizim Cemşab’a gelir. Cemşab’ın vücudu uzun süre yılanlar ile birlikte yaşadığı için pul pul olmuştur. Bunu gören vezir Cemşab’ı sorgular ve en sonunda Şahmeran’ın yerini öğrenir. Cemşab, Şahmeran’ın yaşadığı kuyuyu gösterir ve Şahmeran bulunup çıkartılır. Cemşab’ı gören Şahmeran; “Benim başımı kaynatıp Padişah’a içir kurtulsun, gövdemi kaynatıp vezire içir ölsün, kuyruğumu da kaynatıp sen iç ve Lokman Hekim ol.” demiş. Ve olay tam da Şahmeran’ın dediği gibi olmuş. Vezir ölmüş, Padişah kurtulup Cemşab’ı veziri yapmış. Ve işte Cemşab böylece Lokman Hekim olmuş. Peki Meran denilen bu yılanlar ne yaptı diye soracak olursanız, hemen oraya geliyorum. Şahmeran’ın kuyudan çıkmadan önce yılanlarına ‘Ben hamama gidiyorum, oradan da bir düğüne katılacağım.’ diyerek çıktığına inanılmaktadır. Yılanlar ise yeryüzünde çalınan davul seslerini duydukları için düğünün hala devam ettiğini düşünmektedir. Fakat Kıyamet Günü gelip tüm davullar sustuğunda yılanlar Şahmeran’ın öldürüldüğünü öğrenecek ve hamamlardan başlayıp her yeri istila edecekleri söylenir. Ben ilk okuduğumda fazlasıyla şaşırmıştım. Şimdi okuduğum bir diğer rivayete gelelim. Yazının başında Yılan Ata diyerek Şahmeran’ın erkek olduğuna inanlardır. Şahmeran Tarsus Padişah’ının kızına âşık olur. Aşkından kızı hamam kadar takip eder ve ölümü bu sebeple olur. Hikâye de hep bir hamam söz konusu olduğu için buna da bir açıklama getirmek istiyorum. 

Şahmeran’ı ömrü boyunca gören tek insan hamama girdiğinde aynı yılanlar gibi pul pul olur. O yüzden Şahmeran’ı gören kişiyi bulmanın tek yolu da hamama girdiğinde sırtını kontrol etmektir ki Cemşab’ın yakalanma sebebi de bu yüzdendir. Şahmeran da bulunduğunda bu hamama getirilip öldürülmüştür. Ve günümüzde Tarsus’un Kızılmurat İlçesinde Şahmeran Hamamı’nın, Şahmeran’ın öldürüldüğü yer olduğuna inanılmaktadır. Ve bir diğeri ise hikâyede anlatmış olduğum, Cemşab Şahmeran’ın kuyruğunu kaynatıp içiyor ve Lokman Hekim oluyor. Fakat buna karşı olan rivayette söz konudur. Şahmeran’ın her derde deva, tüm hastalıkları iyileştirebilecek bir varlık olduğuna inanılır ama Lokman Hekim bir gün Şahmeran’ı ormanda yaralı bir halde bulur ve onu tedavi etmek için sarayına götürür ve Şahmeran’ın tedavisini yapar. Şahmeran ise onu iyileştirdiği için Lokman Hekim’e tıp bilimi ile ilgili her şeyi anlatır. 

Olaylar hakkında bir sürü görüş rivayet olduğunu söylemiştim. Şahmeran beni her okuduğumda etkileyen bir efsane. İlk öğrendiğimde birkaç gün ‘Acaba gerçek olabilir mi, nasıl olmuş…’ gibi çeşitli sorularla kendimi meşgul etmiş ve sürekli araştırmıştım. Şahmeran’ın hikayesi umuyorum ki sizi de etkilemiştir. – iyi yönde tabii ki- Bu yazımı burada sonlandırıyorum ve diğer yazım da Şahmeran kadar ilgi çekici olan Medusa’dan bahsedeceğime söz vererek noktayı koyuyordum ki önce bu yazıyı yazarken bana eşlik eden şarkıyı buraya bırakıyorum:

Fractured Light Music- Salvation.

Total
0
Shares
1 yorum
  1. Doğrusu nedir bilmem ama ben Şahmeran’ı hep bir kadın olarak canlandırıyorum hayalimde, ne zaman bu efsaneyle karşılaşsam bazen bazı savaşları kaybetmek gerekiyor galiba diye düşünüyorum. Elinize sağlık ✨

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Kırmızı Pazartesi – Gerçek Bir Cinayetin Öyküsü

Sıradaki Yazı

The Queen’s Gambit

İlgili Yazılar