Palm Springs – İnceleme

Ah yine mi aynı günde sıkışıp kalma filmi… Galiba endüstri bu fikri pişirip pişirip önümüze koymaya devam edecek diye…

Yaşa-Öl-Tekrar et Klişesi

Ah yine mi aynı günde sıkışıp kalma filmi… Galiba endüstri bu fikri pişirip pişirip önümüze koymaya devam edecek diye düşünüyor olabilirsiniz, aslında ben de öyle düşünüyorum. Ama şimdi dürüst olmak gerekirse, bu fikir tuttu ve senaristler de bunun üstünde biraz oynamak istiyorlar ve çoğu zaman çıkan sonuç kendini izlettiriyor.

1993’de Groundhog Day’den beri Edge of Tomorrow olsun, Happy Death Day olsun hatta Russian Doll’da gördüğümüz aynı günde takılma fikrini Palm Spring’de de görüyoruz. Fakat Palm Spring bu sıradışı olayı sıradan bireylerin başına getirerek bizi kendine daha yakın hissettiriyor diyebiliriz. Rom-com türüne daha yakın olan filmimiz beni birden fazla yüksek sesle güldürdü.

Biraz da olaylardan bahsedelim

Filme başlarken başka bir düğün, başka bir aile komedisi mi geliyor diye düşünüyoruz fakat aslında öyle olmadığını anlamamız o kadar sürmüyor. Film açıldığında halihazırda döngüde sıkışmış  Andy Samberg abimizin Nyles karakteri ile karşılaşıyoruz. İlk gördüğümüz sırada karakterde bir gariplik olduğu seziliyor. Düğüne Hawaii gömleği ile katılır, tören sırasında teneke kutularında biralar içer. Daha sonra gelinin ablası olan Sarah’a, How I Met Your Mother’daki annemiz, kur yapmaya başlar. Burda sergilediği dans cidden güzeldi. Daha sonra ücra bir yere gittiklerinde ise olaylar başlar. Roy adında bir adam, benim favori karakterim, Nyles’a ok atar, evet ok! Daha sonra yanlışlıkla Sarah da döngüde sıkışır. Daha sonra döngüden kurtulmak için yapılacak şeyleri dener ve bunların hiçbirinin işe yaramadığını anlayınca bir kabulleniş ile Nyles’a katılır ve günlerini gün ederler.

Aslında filmin ilerleyişi hakkında yazacak fazla bir şey yok. Çoğu şey izleyicinin tahmin ettiği şekilde ilerliyor. Zaten film de size sizi şaşırtacak olağandışı serüvenler ya da Edge of Tomorrow’daki gibi güzel efektler sunmuyor (Hatta çok kötü efektler var belki de komiklik olsun diye yapılmıştır.), size sadece güzel zaman geçirebileceğiniz bir film sunuyor. Ben şahsen filmi sevdim ve eğer siz de güzel vakit geçirmek istiyorsanız izleyebilirsiniz.

Bir şey daha söylemek istiyorum, Hulu bu filmi Sundance Film Festivali’nde rekor bir fiyatla satın aldı. 17.5 milyon $ ama bazı resmi olmayan kaynakların söylediğine göre 22 milyon $ da olabilirmiş.

Filmin fragmanını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Total
1
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Voyager

Sıradaki Yazı

Ayrımcılığa Karşı Atılan İlk Adım – Rosa Parks

İlgili Yazılar