Elvis The Pelvis

Elvis Presley… Çoğumuzun severek dinlediği pek çoğumuzun ise ismen tanıdığı efsane. Bugüne kadar plakları tüm dünyada en fazla satan sanatçı unvanına sahip, hayatı filmlere ve kitaplara konu olmuş, hayatımızın her alanında referansı yapılan insan.

Elvis Presley… Çoğumuzun severek dinlediği pek çoğumuzun ise ismen tanıdığı efsane. Bugüne kadar plakları tüm dünyada en fazla satan sanatçı unvanına sahip, hayatı filmlere ve kitaplara konu olmuş, hayatımızın her alanında referansı yapılan insan. Onu ‘Rock’n Roll’un Kralı’ veya ‘Elvis The Pelvis’ lakabıyla da tanıyor olabilirsiniz. Peki onu biraz daha yakından tanımak ister misiniz?

Çocukluk Hayatı

Elvis Aaron Presley, 8 Ocak 1935’te Tupelo, Mississippi’de iki odalı bir evde doğdu. Elvis’in bir de ikiz kardeşi vardı fakat üzücü bir şekilde ölü doğdu. Elvis, Vernon ve Gladys Presley’in tek çocuğuydu. Annesi Gladys bir dikiş makinesi operatörü, babası Vernon ise, tarlalarda düşük ücretle çalışan bir işçiydi. Bazen de kamyon şoförlüğü yapıyordu. Ailesi fakirdi ve babası bir işte tutunmakta zorluk çekiyordu. Vernon 1938 yılında sadece 8 dolarlık bir borç yüzünden hapse girdi. Onun yokluğunda Elvis’in annesi borçlar yüzünden evlerini kaybetti. Bir süre Elvis ve annesi akrabalarıyla beraber yaşarken, babası 1943 yılına kadar hapis yattı. Elvis büyürken, annesine yakın, utangaç ve içine kapanık bir çocuk oldu. Elvis, arkadaşları tarafından anne kuzusu olarak görülürdü ve sessiz halinden yararlanan arkadaşları ona meyve parçaları fırlatmayı severlerdi.

İlk Performans

1946 yılında, annesi Elvis’e doğum günü hediyesi olarak bisiklet almak istiyordu fakat parası yetmediği için gitar alabilmişti. Elvis ilk gitarına böyle kavuştu. O gitar onun için normal bir hediyeydi fakat bizler için bir efsanenin doğuşu demekti. Fakat 1947 noeline kadar hiç çalmadı. 1948’de Memphis’e taşınmadan önce sınıf arkadaşlarına “Leaf on a Tree” şarkısıyla veda etti ve ilk performansını gerçekleştirmiş oldu.

Memphis Macerası

1948 Kasım ayında Presley ailesi alelacele Memphis’e taşındı. Ebeveynleri daha yüksek bir gelire sahip olmak için sürekli iş değiştiriyordu. 1949 yılına gelindiğinde Elvis ve ailesi Lauderdale Courts adı verilen Memphis’in en fakir semtlerinden birinde yaşıyorlardı. Ve sık sık Pentacostal kilisesine gidiyorlardı. Elvis geleneksel blues müziğinden ve kilisedeki gospel korosundan etkilendi. Çamaşır yıkama odasında gitarıyla pratik yapıyor ve aynı zamanda dört gençle birlikte bir grupta çalıyordu. Komşularından, Johnny Burnette, onun için, “Nereye gitse gitarı sırtında asılı olurdu” diyordu. Johnny’nin ayrıca anlattıklarına göre Elvis bir kafeye girdiğinde bazıları hemen: “Hadi bize bir şeyler söyle çocuk” diyormuş ona.

Elvis, Humes Lisesi’ne devam ederken üst dönem öğrenciler onun müziğinden pek hoşlanmadılar. 1953’te okuduğu okuldan mezun olduğunda bile halen içine kapanık ve utangaç birisiydi. Mezun olduktan sonra Parker Machinists Shop’ta çalışmaya başladı. Mesaisi bittikten sonra ise babasıyla beraber kamyon şoförlüğü yapıyordu. O dönemde sonraları çok konuşulacak olan ‘Pompadour’ saç stiline sahipti.

Müzik Kariyeri

Müziğe ilgisi küçüklükten geliyordu. Sık sık Pentecostal Kilisesi’ne gittikleri için müzikle haşır neşirdi. 18 Temmuz 1953’te Sun Recording’e 3 dolar ödeyerek bir demo kaydı doldurdu. “My Happiness” ve “That’s When Your Heartaches Begin”i söylemişti. Bu demo kaydını annesine doğum günü hediyesi olarak verdi.

Elvis, müzikle gitarla tanıştı. Şarkı söylemeyi daha önce hiç düşünmemişti. Ne zaman ki blues ve jazz ile tanıştı, işte o zaman şarkı söylemeye başladı. Henüz 18 yaşındayken müzik şirketlerini kapı kapı gezmeye başladı. Memphis Recording ve Sun Recording’e gitti.

5 Haziran 1954’te “That’s All Right” şarkısı için stüdyoya girdi. Bu şarkıyı çok güzel bir şekilde seslendirdi. Plak yapımcısı Sam Philips, Elvis’i çok beğenmişti. Elvis’in hayalleri gerçek oluyordu. Bundan iki gün sonra ise Memphis’in en çok dinlenen radyo kanallarından biri olan WHBQ’da Elvis vardı. Bu şarkı Rock’n Roll tarihini başlatan ilk şarkı ve Elvis ise siyahi şarkısı söyleyen ilk beyazdı. Lakin Elvis kiliselerdeki gospel geleneğini değiştirdiği gerekçesiyle ırkçı olarak nitelendirildi. Kimse bir beyazın siyahi şarkıları söylediğini görmemişti o güne kadar. Nasıl olurdu da bir beyaz, siyahi şarkıları söylerdi. Bu nitelendirmelere karşı çıkanlar da oldu.

Afrika kökenli Amerika dergisi Jet, olaya ılımlı yaklaştığında ortam biraz yumuşadı, tepkiler azaldı. Jet, 1 Ağustos 1957 de çıkan baskısında şunları yazdı: “Elvis’e göre, ırk ve teninin rengi ne olursa olsun herkes insandır.” Buna rağmen Elvis kolay kabul görmüyordu. Onu destekleyen kesim olsa da kamyon şoförlüğüne dönmesi gerektiğini düşünenler de oluyordu. Elvis kariyerine bu tartışmalar eşliğinde başladı ve devam etti.

1954 yılında “Good Rockin Tonight” adında başka bir single çıkardı. Bu single da listelerde üst sıralarda yer edinmeyi başardı. Başarısı göz dolduruyordu. Elvis’in ünü artık Memphis sınırlarını da aşıyordu.

ZİRVE !

1955 yılında Tom Parker , Elvis’in yeni menajeri oldu ve Elvis’i finansal olarak güçlü olan Victor Records’un sanatçısı yaptı. Elvis için yeni bir hayatın habercisiydi bu. Artık hayallerine bir adım daha yakındı. Victor Records’ta kaydettiği ilk single olan “Heartbreak Hotel” bir milyondan fazla sattı. Bu devasa bir rakamdı. 8 hafta boyunca müzik listelerinden düşmedi. Bu başarısı çok ses getirdi. 1956 yılında o dönemin en popüler programlarından birisi olan Stage Show’a çıktı. Burada yaptığı performansıyla izleyenleri adeta mest etmişti. Elvis Presley yükselişi devam ediyordu. Gittiği her yerde inanılmaz bir ilgiyle karşılanıyordu. Yıl sonuna doğru ise artık Elvis Presley plakları yok satıyordu.

SİNEMA KARİYERİ

Elvis de pek çok şarkıcı gibi sinemaya adım atmaktan kaçınmadı. Beyazperdede başarılı olmaması kaçınılmaz gibiydi. İlk filmi olan “Love Me Tender” i 1956 yılında çekti. Film adını “Love Me Tender” şarkısından alıyordu. 1956’dan itibaren Hollywood’da 30’dan fazla filmde yer aldı. Sadece şarkılarıyla değil, filmleriyle de adından çokça söz ettirdi. 1958 Haziran ayında vizyona giren “King Creole” ise son filmi oldu. Bu filmdeki performansı ile pek çok beğeni topladı.

AŞK HAYATI

1959 Kasım’da Elvis evinde bir parti verdi. Bu partiye katılanlar arasında Pricilla Ann adında bir kadın da vardı. Elvis ile ortak arkadaşı vasıtasıyla partiye gelmişti. Elvis ile Pricilla bu partide tanıştı ve birbirlerine aşık oldu. Çift 1 Mayıs 1967’de evlendi. 1 Şubat 1968’de Lisa Mary adını verdikleri kızları dünyaya geldi. Lisa Presley, gelecekte Michael Jackson ile evlenecekti. Ne yazık ki Elvis ve Pricilla evliliği uzun sürmedi. Pricilla 1971’de evi terk etti. Bunun üzerine büyük bir şok yaşayan Elvis bunalıma girdi. 9 Ekim 1973’te de Pricilla ile boşandılar.

son olarak…

Kral, 16 Ağustos 1977 tarihinde aramızdan ayrılmış olsa da bize bıraktığı mirası sonsuza dek yaşayacak… Yıllar geçecek: şarkıları dinlenmeye devam edecek, hayatı filmlere ve kitaplara konu olacak. Çünkü o ölümlü olsa da geride bıraktıkları ölümsüz…

Elvis’den önce, hiçbir şey ama hiçbir şey yoktu.”

john lennon

O harika bir insandı. Onun gibileri bir daha bulamayacağız. Onu kaybedince bir anda her şeyimi kaybettim sandım.

MİCHAEL JACKSON

O, benzersiz bir sanatçıydı. Taklitçilerin arasında bir orijinal.

mİCK JAGGER

Ne zaman canım sıkkın olsa bir Elvis şarkısı dinler ve çok iyi hissederdim.

pAUL mCcARTNEY

Birçok sağlam adam geldi geçti. Taklitçiler türedi. Rakipler de yok değildi. Ancak sadece bir kral var.

bruce springsteen

Elvis Presley dinlemek istersiniz diye 🙂

 “Çocukken gerçek anlamda hayaller kuruyordum. Çizgi roman okur, kendimi çizgi kahraman hayal ederdim. Film seyreder, filmdeki kahramanla kendimi özdeşleştirirdim. Aslında tüm kurduğum hayaller bir gün gerçek oldu. Hatta defalarca. Çocukluğumda öğrendiğim bir cümle var: “Şarkısız bir gün yaşanmış değildir. Yaşamınızda müzik yoksa arkadaşınız da yoktur. Şarkısız yolculuk olmaz.” Ben de hep şarkı söylüyorum. Kendim için, sizler için…”

elvis presley

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Bir Rönesans Münevveri: Fatih Sultan Mehmed

Sıradaki Yazı

Revolutionary Road – İnceleme

İlgili Yazılar