Kırın Zincirlerinizi! Öğrenilmiş Çaresizlik

Kurulu bir düzen var, hiçbir soru sormamızı istemeyen bir düzen. Başımızı eğip etrafımızda olup bitenleri kabullenmemizi bekliyor. Zincirlere bağlıyor ve ilerlememize engel oluyor. En kötüsü de kendimiz olmamıza fırsat vermiyor ve maalesef bunun normal olduğunu bizlere empoze ediyor. Bu düzene bir kere kapıldığımızdaysa öğrenilmiş çaresizlik etrafımızı çepeçevre sarmış oluyor. Sonunda kendimizi bilindik dalgaların içinde toplumla birlikte sürüklenirken buluyoruz.

Peki ne anlama geliyor tüm bunlar? Nedir tam olarak bu öğrenilmiş çaresizlik?Öğrenilmiş çaresizlik insanların ve hayvanların negatif bir durumdan kurtulma ihtimali mevcutken, daha önceden şartlandıkları için bu durumdan kaçamayacaklarına inanmaları durumuna denir.

Sevdiğim ve öğrenilmiş çaresizliği çok güzel anlatan bir deney var. 5 maymun deneyi. Adından da anlaşıldığı gibi 5 tane maymunumuz var. Bunlar tavanında muz asılı, muzun altına da merdiven yerleştirilmiş bir kafese konuluyor. Maymunlardan birincisi tırmanıp muza ulaşmaya çalıştığında tüm maymunlar tazyikli ve buz gibi soğuk suyla ıslatılıyor. İkinci maymun da muzu almaya çalışırken bütün maymunlar ıslatılıyor. 3,4,5 derken bir süre sonra kafesteki maymunlar şunu öğreniyorlar, içimizden birisi bu muzu almaya çalışırsa hepimiz ıslanacağız ve donacağız. Kafesten bir maymun çıkarılıyor yerineyse hiç ıslanmamış yeni bir maymun getiriliyor. Maymun tabii muzu görür görmez tırmanmaya başlıyor ve ona ulaşmaya çalışırken diğer dördü tarafından alaşağı ediliyor. Niye dövüldüğünü bilmeyen maymun bir süre sonra muzu çok sorgulamadan hayatına devam ediyor. Sonrasında ikinci maymun kafesten çıkarılıyor ve yerine hiç ıslanmamış yeni bir maymun getiriliyor. Maymun yine az önceki gibi muza ulaşmak istiyor, eyleme geçiyor ama diğer dördü tarafından alaşağı edilip güzel bir pataklanıyor. İşin ilginç tarafı en çok tepki veren ve en çok darbeyi vuran az önce içeriye giren ve neden dayak yediğini bilmeyen maymun oluyor. 3,4,5 derken aynı şekilde devam ediyor ve bir süre sonra içerde daha önce hiç ıslanmamış ama o muza ulaşmayı hiç düşünmeyen beş tane maymun oluyor. Fıskiye kaldırılıyor, nafile muz orda sonsuza kadar kalıyor. 

Buradaki muzun yerine toplumda; geleneği, ön yargıyı, kalıplaşmış bize öğretilmiş ve sorgulamadan kabul edilen ne varsa koyabiliriz. Kimse o muza ulaşmıyor ama neden ulaşmadığını da bilmiyor. Bilmeliyiz. Önümüze bir engel koyulduğunda sebebini merak etmeliyiz. Onu olduğu gibi kabul etmemeli, araştırmalı, düşünmeli ve dayanağı olan fikirler edinmeliyiz. Edinmeliyiz ki zihnimiz taze ve bilinçli düşüncelerle dolsun, farkındalığımız gelecek nesillere ışık tutsun.

Öğrenilmiş çaresizliğin bir diğer örneğiniyse sirklerdeki fillerin yetiştirilme yöntemidir. Bu yöntemde filler ufak yaşlarda büyük kazıklara bağlanarak kaçmaları imkânsız kılınır. Yıllar geçer, filler büyür kazıklar ufalır. Ancak filler kaçmaya yeltenmezler bile çünkü kurtulamayacaklarını düşünürler.


Bu üzücü tabloda olduğu gibi bizler de çocukluğumuzdan beri bazen ailemiz bazen arkadaşlarımız bazense sosyal çevremiz tarafından öğrenilmiş çaresizliğe sokulduk. Kimi zaman başarısız olduğumuz konulara, yaptığımız hatalara bağlandı kazıklar, kimi zamansa toplumun nesilden nesile süren basmakalıp kısıtlayıcı yargılarına.

  Yapamayacağınıza inandırıldığınız şeylere yeniden cesaret etme zamanı gelmedi mi? Zincirlerinizi kırma zamanı gelmedi mi?

  Özellikle de kimi zaman farkında bile olmadığımız zincirler bu kadar zayıf ve zamanla büyüyen bizler bu kadar güçlüyken. 

  İhtiyacımız olan tek şey bu zincirlerin farkına varmak.


KAYNAKÇA:

1, 2, 3, 4, 5 ve 6

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Pride and Prejudice – İnceleme

Sıradaki Yazı

Heath Ledger

İlgili Yazılar