Kızıl Veba

Kızıl Veba, Jack London tarafından kaleme alınıp ilk olarak 1912 yılında yayımlanan kısa bir eseridir. Kitap 6 bölümden oluşmaktadır ve 80 sayfa uzunluğundadır. Orijinal adı “The Scarlet Plague” olan kitabın adından da anlaşılacağı üzere eserin konusu bir salgın hastalıktır. Fakat Jack London bu salgın hastalığı yani kızıl vebayı benzersiz bir şekilde ele almıştır.  

London’ın 2013’ü 

 Kitap 1912 yılında yayımlanmıştır fakat anlatılan olaylar gelecekte, 2073 yılı içerisinde, 2013 yılında meydana gelenler üzerinden anlatılmaktadır. Yani 2013 yılında ortaya çıkan veba salgınının sonucunda dünyanın geldiği durum 2073 yılında James Howard adındaki profesör tarafından anlatılır. Bu veba insanların yüzlerinin kıpkırmızı olup ölmelerine sebep olduğu için “kızıl veba” olarak adlandırılmıştır.  

 Kitabın ilginç yanı kızıl veba insanlığın soyunu tükenme noktasına kadar getirmiştir. Tüm hayat alt üst olmuştur ve bütün dengeler bozulmuştur. Eğitimli insanların, soylu insanların, çocukların, öğrencilerin, zenginlerin, fakirlerin, uşakların vb. olduğu, statülerin, paranın ve şehirlerin var olduğu normal bir hayat hüküm sürüyorken kızıl vebanın ortaya çıkması ile insanlar çok hızlı şekilde ölmeye başlar. Bu hastalığa çözüm bulunamaması insanlarla birlikte şehirlerin, statülerin, paranın, eğitimin de yok olmasına sebep olur. James Howard üniversitede bir profesörken sevdiklerini, okulunu, mesleğini ve tüm yaşam biçimini kaybeder. Zamanla dünyada yalnızca 1000 tane insan kalır. 

İlkel Yaşam 

Kızıl Veba sonucunda dünyadaki her şey ilkelleşir çünkü vahşi hayvanlar şehirlere inmeye başlar. En soylu insanlardan hayatta kalanlar fiziksel olarak güçlü olanlar tarafından ezilirler hatta hizmet etmeye zorlanıp dövülürler. James Howard ise mesleği gereği zeki, kibar, entelektüel ve güzel konuşan bir insandır. 2073 yılında artık çok yaşlıdır. Birkaç çocukla birlikte vahşi doğada yaşamaya çalışırken onlara vebadan önceki hayatın nasıl olduğunu anlatmaya çalışır. Fakat ilkel yaşamın içine doğan bu çocuklar dedelerinin kullandığı kelimeleri, eskiden yapılan işleri anlamakta zorluk çekerler ve dedeleriyle dalga geçerler.  

 “Bu son basılan paralardan biri herhalde. Çünkü 2013 yılında Kızıl Ölüm baş göstermişti. Aman Tanrım o günleri düşününce tüylerim ürperiyor. Altmış yıl önce. Şimdi o çağı bilen, o çağlardan kalma son kişiyim!”

Çocuklar paranın bile ne olduğunu bilmemektedir, James Howard, eskiden bulunduğu konumdan şu anki duruma düştüğü için çok üzgün ve umutsuzdur. 

Güç Değerlerindeki Değişim 

 Jack London bu eseri ile insanların kendi güçlerine güvenerek yarattıkları bütün sistemlerin bir salgın hastalık ile nasıl yok olabileceğini anlatmak istemiştir diyebiliriz. Salgın hastalığın yayılma sürecinde ortaya iyi niyetli ve yardım sever insanların çıkması gibi kötü niyetli ve saldırgan insanlar da çıkar. London, insanın kendi kendine yarattığı yapay hayattan, doğal hayata geçişin çok zor olduğunu, bu şartlar altında her insanın hayata tutunamadığını ve öldüğünü anlatır. Çünkü salgın hastalık bittikten sonra da vahşi hayvanlar insanları avlayıp yer ya da çoğu insan açlıktan ölür. En kötüsü de bazı insanları yine bazı insanlar öldürür. İnsanlığın sıfırdan başlaması gerekir, kabileler bir araya gelir ve para diye bir şey kalmaz. Bunun yanında eğitim olmadığı için eski statüler de kalmaz. Sonuç olarak para ve statüler yok olunca, yalnızca fiziksel güce sahip olanlar gerçek güce ulaşır. Doğal ve vahşi hayata daha iyi ayak uydurabilenler hükmetmeye başlar. 

 Kısacası Jack London, insanların doğadan uzaklaşarak kendileri için oluşturdukları ve sonra da kölesi oldukları sistemlerin doğa tarafından yok edilebileceğini ve böyle bir durumda da insanlığın sıfıra, en başa, ilk insanlara dönebileceğini ütopik ve çağının çok ilerisinde bir hikâye ile anlatarak insanların da aslında eşit ve doğal varlıklar olduğunun, paranın ve statülerin eleştirisini yapmıştır. 


Resimler Kaynak:

1, 2, 3 ve 4

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Fazla Zaman, Kaliteli İş Anlamına Gelir Mi? “Parkinson Yasası” Nedir?

Sıradaki Yazı

Tanrısal Güce Sahip Olabiliriz İddiası

İlgili Yazılar