Kırmızı Pazartesi – Gerçek Bir Cinayetin Öyküsü

İşleneceğini herkesin bildiği bir cinayet düşünün. Herkes bu cinayetten haberdar ancak kimse engel olmak için bir şey yapmıyor. Gabriel Garcia Marquez tarafından yazılan 1982 Nobel Edebiyat Ödüllü Kırmızı Pazartesi kitabı tam olarak bu cinayeti anlatıyor. Kitabın konusundan daha ilginç olan ise içerisinde bulundurduğu semboller. Kitabın kendisini okuduktan sonra bu sembolleri okuyunca aslında yazarın edebi gücünü daha iyi anlıyorsunuz.

Bu sembollere bir göz atacak olursak:

Kırmızı Pazartesi Sembolleri ve Anlamları

  1. Kitap hikâyenin kurbanı olan Santiago Nasar’ın rüyasıyla başlıyor. 

“Kendini koca koca incir ağaçlarından bir ormanın içinden geçerken görmüştü, incecik bir yağmur çiseliyordu, bir an için mutluluk duymuş ama uyandığında üstü başı kuş pislikleri içindeymiş duygusuna kapılmıştı”

Bu rüyada gördüğü ağaçlar İncil’deki üç önemli ağaçtan olan Âdem ile Havva’nın yapraklarıyla çıplaklarını kapattığı incir ağacıdır. Uyandıktan sonra üstü başı kuş pislikleri içindeymiş duygusu ise uğradığı iftiraları temsil eder.

“Bir hafta önce de rüyasında, badem ağaçlarının arasından uçarken dalların hiçbirine çarpmadan geçip giden yaldızlı kâğıttan yapılma bir uçağın içinde tek başına oturduğunu görmüştü”

Bu rüyadaki badem ağaçları ise Nasar’ın çevresindeki insanları yansıtıyor. Uçağın hiçbir dala çarpmaması ise onun ölümüne kimsenin engel olmamasını temsil eder.

2. Tavşan Sembolü: Eserde tavşan iç organları sökülerek öldürülürken Santiago Nasar’ın dehşete düşerek “Onu bir insan olarak düşünsene.” demesi olayın ne kadar canice gerçekleştiğini sezdirirken. Eserin sonunda o tavşanın yahniye dönüşmesi olayın nihayete erdiğini temsil eder.

3. Hava Durumu: Kitapta hava durumu tamamen belirsiz bir biçimde veriliyor. Bunun iki sebebi var. Birincisi Santiago Nasar’ın suçlu olduğuna dair bir kesinlik olmaması. İkincisi ise Nasar’ın etrafındaki insanlarla ilişkileri. Örneğin Santiago Nasar’ı sevenler o günü kapalı ve kasvetli olarak hatırlarken; sevmeyenler o günü güneşli ve açık olarak hatırlıyor.

4. Bakire Carmen Madalyonu: Bu madalyon masumiyetin sembolüdür. Ve Nasar’ın madalyonu 4 yaşında yutup tüm hayatı boyunca midesinde taşıması onun masumiyetini gösterir.

5. 7 Ölümcül Günah: Öfke, Açgözlülük, Oburluk, Şehvet, Gurur, Tembellik, Kıskançlık.

“Santiago Nasar’ın aldığı sayısız yaraların yedisi ölümcüldü.”

Santiago Nasar’ın öldürülürken aldığı yaralardan 7 tanesinin ölümcül olması 7 ölümcül günahı sembolize eder.

6. Bıçaklar: Körelmiş ve zarar vermesi zor iki bıçağın Santiago Nasar’ı deldikten sonra üzerlerinde hiç kan olmaması Nasar’ın masumiyetinin işaretlerinden biridir. 

7. Koku: Bu cinayette herkesin suçlu olduğunun ve çekilen vicdan azabının temsilidir.

8. Portakal Çiçeği: Saflığın(bekaretin) sembolüdür. Ancak bakire olmayan Angela Vicario’nun düğününde portakal çiçeği takması bir ironidir.

“Angela Vicario’nun duvağıyla portakal çiçeklerini bakire olmadığı halde takmaya cesaret edebilmesi, daha sonra saflığın simgelerine karşı büyük bir saygısızlık olarak yorumlanacaktı.”

Evet kitaptaki sembollerden bir kısmı bunlardı. Sadece 107 sayfalık bir kitabın bu kadar dolu bir içeriğe sahip olması kesinlikle hayranlık verici. Kitabın 1987 yapımlı bir film uyarlaması da bulunmakta. Film IMDb üzerinden 6.7/10 puana ve kitap ise Goodreads üzerinden 3.97/5 puana sahip. Gabriel Garcia Marquez’in kalemiyle tanışmanızı tavsiye ederim.


Kaynakça:

1 ve 2

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Geleceğin Başrolü Grafende

Sıradaki Yazı

Şahmeran

İlgili Yazılar