Holmes ya da Dupin; İşte Bütün Mesele Bu

Edebiyat Dünyasının İlk Dahi Dedektifi

Arthur Conan Doyle’un ünlü karakteri Dedektif Sherlock Holmes türünün ilk örneği değildi. Bu karakter ünlü hikâye yazarı ve şair Edgar Allan Poe’nun dedektiflik hikayelerinin ana kahramanı Dedektif C. Auguste Dupin’in mirasçısıdır. 

Dupin, dedektiflik hikayeleri alanında klasik bir karakter taslağı olarak bir temel atmıştır. Bu karakterin oluşumundan sonra gelen neredeyse tüm dedektiflik hikayelerinde benzer veya aynı formül kullanılarak oluşturulmuştur ana karakterler. Örneğin Agatha Christie’nin dedektifi Hercule Poirot ve bu yazıda kendisinden bahsedeceğimiz Doyle’un Sherlock Holmes’ü bu kalıba dayanılarak oluşturulmuş karakterlerdir ve bunu karakterler biraz birbirleriyle kıyaslandığında görmek mümkündür. Ancak bugün bilinen ve sevilen bu dedektif modelinin temelini atan Poe’nun Auguste Dupin’i onu takip edenler kadar popüler olamamıştır. Peki bunun sebebi nedir? Elbette karakterlerdeki küçük detaylar, karakterler arası ilişkiler ve karakterlerin tanıtılma şeklidir.

Holmes’ün Kibirli ve Renkli Kişiliği

Bu iki karakter, alışılmışın dışında düşünme şekillerine ve yüksek bir zekaya sahipler. Sherlock Holmes, birinin paçalarındaki çamur izlerinden Londra’nın hangi bölgesinde ne zaman bulunduğuna dair çıkarımda bulunabilir, Dupin ise sokakta gördükleri manavdan yola çıkarak dostunun ne düşündüğünü çözebilir. Bu iki karakter arasında zekâ yönünden neredeyse hiçbir fark yok. Bu yüzden, bana öyle geliyor ki Holmes daha popüler ve sevilesi yapan şey olayları ele alışı ve insanlara karşı tutumudur. 

Örneğin Holmes ve Watson’ın ilk macerasını içeren “Kızıl Soruşturma” kitabında “Hiçbirinizin duygularını rencide etmeden söylemek zorundayım ki, bu adamlarla, resmi güçlerin başa çıkamayacağını düşündüğüm için sizden yardım istemedim. Başarısız olursam, beceriksiz suçlamasına hedef olacağımı biliyorum ama buna karşı da hazırlıklıyım. Kendi planlarımı tehlikeye atamam. Fakat sonuca vardığımda size tüm bildiklerimi anlatacağıma söz veriyorum.” (Doyle, 98) demiştir. Holmes, bu sözleriyle polis teşkilatını küçümsediğini açıkça belirtmiş, ayrıca olayları kendi başına çözebileceğine olan güvenini de içine katarak sonuçtan onları haberdar edeceğini söyleyip alaycı bir tutumda bulunmuştur. Poe’nun “Morgue Sokağı Cinayeti” hikayesinde ise Dupin dostuyla olayı değerlendirirken Paris polis gücüne duyduğu saygıyı belirtmekten geri kalmayıp, onların yalnızca bu olayı çözebilecek kadar sistemli davranmadıklarını söylemiştir. Buradan anlaşılıyor ki iki karakter de kendilerine ve kendi yöntemlerine oldukça güveniyorlar ancak bu karakterlerden biri bu yönüyle böbürlenmek ve diğerlerine alaycı yaklaşmaktansa yalnızca kendince değerlendirmeyi ve eleştirmeyi uygun görüyor. Bu da Holmes’ün çok daha ilgi çekici ve renkli bir karakter olmasını sağlarken Dupin’in gerçek hayatta var olması arzu edilse de Holmes’ün yanında fazlasıyla sıradan ve sıkıcı görülmesine sebep oluyor. Sonuçta insanlar farklı karakterler okumayı tercih ederler çünkü okudukları bir karakter ne kadar kendilerinden ve kendi dünyalarından farklı olursa olmayı arzu ettikleri kişi yoluyla hayal dünyalarını daha rahat tatmin edebilirler.

Bunun yanında Holmes’ün karakteri çok daha dışa dönük ve insanı kendine çeken bir enerjiye sahipken Dupin daha içine kapalı ve gizemlidir. Bu da Holmes’ün çok daha atak bir insan olmasını sağlayıp aksiyon sahnelerini okumayı çok daha çarpıcı hale getiriyor.

Sadık Bir Dost

Sherlock Holmes hikayelerini daha çekici kılan bir diğer şey ise Dr. John Watson’dır. Watson, Holmes’ün en az Holmes kadar ilgi çeken karakteridir ve bu iki karakter birçok yönden birbirlerini tamamlayarak okuru kendisine bağlayacak bir kimya elde etmeyi başarıyorlar. Diğer yandan Dupin’in dostu hikayelerde tamamen anonim kalıyor ve hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Bu yüzden ana karakterin tam olarak tanımadığımız bir karakterle olan ilişkisi okuru kim olduğu bilinen iki karakterin ilişkisi kadar etkilemiyor.

Özetle Edgar Allan Poe’nun dedektiflik hikayeleri Arthur Conan Doyle’un hikayeleriyle birçok ortak noktaya sahip olsa da Doyle hikayelerini ve karakterlerini çok daha ilgi çekici bir hale getirmeyi başararak kendi özgü bir hava yaratmış ve böylece Sherlock Holmes C. Auguste Dupin’den çok daha popüler olmayı başarmıştır.


Kaynakça:

Doyle, Arthur Conan. Kızıl Soruşturma. Maviçatı Yayınları, 2017.

Poe, Edgar Allan. The Murders in the Rue Morgue. 

AmericanEnglish

Resimler:

1, 2, 3 ve 4

Total
0
Shares
1 yorum
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Erdem Yılı – İnceleme

Sıradaki Yazı

Sartre’ın Aydınları

İlgili Yazılar

Revolutionary Road – İnceleme

Revolutionary Road, Richard Yates'in 1961 yılında aynı isimle yayımladığı romandan uyarlamadır. Şimdi ne var bunda zaten bir sürü film kitap uyarlaması olarak düşünmeyin. Bu roman eskiden Amerika’da bayağı bir kişi tarafından okunmuş
Devamını Oku