Erdem Yılı – İnceleme

Kelly Link, Erdem Yılı hakkında, “Yaşadığımız çağı anlatan karanlık bir peri masalı.” demiş. Okuduğum bu kitabı anlatan en iyi cümle olabilir.

Erdem Yılı, distopik bir roman. Bir kasabada dışarıdaki hayattan habersiz yaşayan, konsey üyeleri ve başkan tarafından yönetilen hayatı anlatıyor. Kasaba halkı kadınların içinde Hz. Havva’nın günahlarından kalan bir sihrin miras olduğunu düşünüyor. Bu sihre göre kadınların özel güçleri var ve erkeklere istediklerini yaptırabiliyorlar. 16 yaşına gelen her genç kız 13 aylığına yaşadığı kasabadan çıkarılıp bir adanın içinde çitlerle örülü alana yaşamak için gönderiliyor. Bu yıla Erdem Yılı deniyor. Genç kızlar Erdem Yılı’na başlamadan önce erkeklerin zevcesi olarak seçiliyor. Geriye sağ salim dönmeyi başaran evlenmeye hak kazanıyor. Dışarıda geçirdikleri 13 ay boyunca sihirlerinden kurtulmaya çalışan kızlar aynı zamanda muhafızlardan ve kaçakçılardan saklanıyorlar. Eğer bir kız canlı olarak kaçakçı tarafından yakalanırsa derisi yüzülüp kasabaya gençlik ilacı yapılması için satılıyor. 13 ayın sonunda geriye bedeni asla bulunmayan, ölü bir şekilde dönen kadınlar kalıyor. Vücudundan parçalar eksilmiş olarak dönen kadınlar ise hayatına devam etmeye çalışıyor.

Erdem Yılı hakkında konuşmak yasak. Erdem Yılı’ndan sağlam dönen kadınlar kız çocuklarına öğüt veremez, yaşadıklarını kimseye anlatamaz. Eğer anlatırsa ölür. Bu yüzden her yıl genç kızlar başlarına ne geleceğini bilmeden sihrini kaybetmek için evinden uzaklaşıyor.

“Kasabada, aklından geçeni açıkça konuşan bir kadından daha tehlikeli hiçbir şey yoktur. Havva’nın başına gelen buydu, biliyorsun, bu yüzden cennetten kovulduk. Tehlikeli yaratıklarız. Şeytani cazibeyle doluyuz. Fırsat verilirse erkekleri günaha, kötülüğe, yıkıma çekmek için sihrimizi kullanırız.” Dramatik bir ifadeyle gözlerimi devirmek için fazla yorgundum. “O yüzden bizi buraya gönderiyorlar.”

“Sihrinizden kurtulun diye,” dedi. (1)

Erkeklerin, kadınları hem fiziksel hem psikolojik olarak yıkmak için yüzlerce yol denediği, kadınların toplumda varlığının yok sayılarak yaşanması için yüzlerce zorbalığın yaşandığı günümüzde böyle bir kitabı okumak sarsıcıydı. Kitapta sadece erkeklerin kadınlarına yaptığı şiddeti değil, aynı zamanda kadınların da erkeklerden etkilenerek kendi cinsine yaptığı şiddeti görüyoruz. Her sayfayı çevirdiğimizde aslında karanlık bir çağda yaşadığımızı daha iyi idrak ediyoruz.

Kitapta kadınların Erdem Yılı hakkında konuşmasının erkekler tarafından yasaklandığını görüyoruz. Çünkü kadınlar bir araya gelip yaşanan şiddeti konuştukça, sessiz kalmayıp, erkeklerin sesini bastırdıkça onlar istediklerini elde edemeyecekler. Günümüzde sosyal medya sayesinde susmak zorunda kalan her kadının konuşmaya, birbirinin yanında olmaya başladığını görmek belki de toplumsal tabuların yıkılması konusunda bir umut oluyor.

“Kendimi güçlü hissetmiyorum. Vazgeçilmiş hissediyorum.” (2)

Kendinizden, sevdiklerinizden vazgeçmeyin. Kadınların önce sevdikleri sonra toplum tarafından yalnız bırakılmaya çalışıldığı bir çağda hiçbir kadından vazgeçmeyin. Kadınların yan yana gelip birbirine inanmaya ihtiyacı var. Erdem Yılı kitabı bunu en iyi şekilde gözler önüne seriyor.

“… ama bence esas acı başka bir yerde yatıyor; bizim aramızda yaşamakta, kendilerinden alınan şeyi her gün tekrar tekrar hatırlamakta.” (3)

Kadınların özgürlüğün her gün farklı yollardan elinden alındığı bir toplumda hepimiz aynı acıyı paylaşıyoruz. Kimimiz bu acıya sessiz kalırken kimimiz haykırıyor. Sesimiz ne kadar gür çıksa da acılarımızı ancak aynı acıdan geçmiş kişiler anlıyor. Özgürlüğümüz elimizden giderken, binlerce kadını bir hiç uğruna kaybederken belki de acılara yaşamadan ortak olmanın bir yolunu bulmalıyız. Aynı acıları yaşamadan birlik olup elimizden alınan her şeyi geri kazanmak için çabalamalıyız.

“Birbirimizin canını yakıyoruz çünkü öfkemizi sadece böyle göstermemize izin var. Seçeneklerimiz elimizden alınınca da içimizdeki ateş için için yanıyor. Bazen sevgimizle, öfkemizle ve ikisinin arasında kalan her şeyle dünyayı yakıp kül edebiliriz gibi geliyor bana.” (4)

“Ryker bitki çayını bıraktı. “Bir şey yapmamız gerekmiyor.” Bakışları yaramın üzerinde durdu. “Kendileri yapıyorlar. Birbirlerine.” (5)

Erkekler, kadınlara fiziksel şiddetin yanında psikolojik şiddet uygulayarak, her an özgürlüklerini ellerinden alarak aslında bir öfke yaratıyorlar. Lakin kadınların bu öfkesinin yine onlara dönmesine izin vermiyorlar. Olaylar çağımızda öyle noktalara geliyor ki kadınlar, kendi cinslerine karşı öfke duymaya başlıyor. Erkeklerin kadınlara yapmış olduğu şiddetle mücadele vermek zorken kadınların kadınlara yaptığı şiddet işi daha da zorlaştırıyor.

“Gizli anlaşmalar, karanlıkta fısıldaşmalar var tabii ki ama niye her şeye oğlanlar karar vermeli? Görebildiğim kadarıyla hepimizin birer kalbi var. Hepimizin beyni var. Görebildiğim sadece birkaç fark var ve erkeklerin çoğu da o farklı parçayla düşünüyorlarmış gibi görünüyor.” (6)

Yazarımız Kim Liggett, bir gün garda trene binmek üzereyken bir yıllığına yurtta kalacağını düşündüğü bir kızı, baştan aşağıya süzen ve gözleri ile taciz eden erkeği görüyor. Kızın ailesinin, kız trene bindiğinde gözlerinden bir rahatlama duygusunun geçtiğini fark ediyor. Genç kızlara hem ailesi hem toplum tarafından yapılanlar yazarı derinden etkiliyor ve ağlayarak trene biniyor. Trende yerine oturduğu an bilgisayarını açıp Erdem Yılı’nı yazmaya başlıyor. Kadınların, erkeklerden uzakta bir yıllığına yaşadığı Erdem Yılı kitabı o günden sonra ortaya çıkıyor.

Kurgunun gerçekleri canı yakacak kadar sert bir şekilde göstermesi, anlatım dilinin akıcılığı ve sarsıcı tespitleriyle Erdem Yılı muazzam bir sanat eseri. Tüm gençlerimizin okuyup toplumsal tabuları yıkarak bir çağı değiştirebileceğine inandığım güzellikte. Bu yüzden kalbinizde ve ruhunuzda farklı pencereler açacağını düşünüyorum. Herkesin okumasını isterim.

“… ama belki de yeni bir şeyin doğması için her şeyi yıkmamız gerekiyordur. Ölümden hayat doğar.” (7)


(1) Sayfa 231 Erdem Yılı, Kim Liggett

(2) Sayfa 97 Erdem Yılı, Kim Liggett

(3) Sayfa 36 Erdem Yılı, Kim Liggett

(4) Sayfa 341 Erdem Yılı, Kim Liggett

(5) Sayfa 234 Erdem Yılı, Kim Liggett

(6) Sayfa 22 Erdem Yılı, Kim Liggett

(7) Sayfa 361 Erdem Yılı, Kim Liggett

Resimler Kaynakça:

@yabanciyayinlari

Total
0
Shares
1 yorum
  1. Senaaaaa , yorumuna bayıldım “Erdem Yılı” uzun süredir okumak istediğim bir kitaptı , sayende daha da çok merak ettim. 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki Yazı

Çakraların, Çakralarım, Çakralarımız

Sıradaki Yazı

Holmes ya da Dupin; İşte Bütün Mesele Bu

İlgili Yazılar

İvan İlyiç’in Ölümü

Tolstoy'un geçirdiği bunalım sonucu kaleme aldığı bu eser, hayata ve ölüme dair birçok çıkarım yapma imkanı sunuyor. Bu yazıda, kitapta geçen olay ile ondan çıkarılacak anlamı bir arada vererek aktarmaya çalıştım. Keyifli okumalar.
Devamını Oku